MHP İL KADIN KOLLARI BAŞKANININ 8MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI - 9 Mart 2010
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN 08/03/2010
8 MART Dünya Kadınlar Günü, taşıdığı tarihi geçmişi ile farklı değerlere sahiptir.bu nedenle; sevgililer günü,anneler günü,babalar günü gibi çiçek çikolata ve benzeri hediyelerin verildiği bir gün olmanın dışında tutulmalıdır.
Kadın haklarının kullanılmasında nerelerden başlanıldığını ve bu güne nasıl gelindiğinin hatırlanması için özel bir gündür.
Şöyle: 8 Mart 1857 yılında,Amerika Birleşik Devletleri’nin Newyork kentinde,tekstil sektöründe çalışan dokuma işçisi kadınların,insanlık dışı çalışma şartlarını iyileştirmek için başlattıkları mücadeleye dayanır.
Bu mücadeleler Avrupada’da yıllar yılı devam eder. Çeşitli toplantılar düzenlenir uzun uğraşlardan sonra Birleşmiş Milletler,1977 yılında 8 Mart’ı Dünya Kadınlar Günü olarak kabul eder ve resmiyet kazandırır.
Kadının,1857’de başlayan insanca çalışma şartlarına kavuşma isteği,sonra yapılan mücadeleler içerisinde oy verme,seçme,seçilme,meslek edinme hakları ile devam eder.Günümüze kadar sürer gelir.
Yapılan incelemelere göre dünya genelinde;
- Kadına karşı işlenen suç,en az cezalandırılan suçtur.
- Cinsel köleliğe sürüklenen kadın sayısı dört milyona ulaşmıştır.
- Dünya mültecilerinin % 80’i kadındır.
- Dünya okuma yazma bilmeyenlerinin %67’si kadındır.
Bu verileri inceledikten sonra ülkemize dönelim. Kadınlarımızla ilgili bu anlamda son verilere bakalım.
- Her dört kadından biri okuma yazma bilmiyor.
- Öğrenim gören her yüz kadından sadece ikisi yüksek öğrenim görüyor.
- Aile içi suçların % 87’si kadına karşı işleniyor
- Son bir yılda (2009) iki yüz otuz yedi bin kadın iş gücü piyasasından çıkarak evine çekilmiştir.
- İşsiz genç nüfusun % 88’ini kadınlar oluşturmakta yoksulluk kadınlaşmaktadır.
Sonuçlar bu anlamda iç açıcı değildir.Ülke nüfusunun yarısını oluşturan kadın nüfusu siyasal katılımın dışındadır.Parlementodaki temsil oranı 2007 genel seçimlerinden sonra % 9 dur.ancak,Amerika ve Avrupada görülen kitlesel kadın hareketlerini,ülkemiz topraklarında ne Osmanlı devleti döneminde nede Türkiye Cumhuriyeti döneminde şimdiye kadar görmedik.Cumhuriyet döneminin başlangıcından günümüze kadar olan döneme baktığımızda ; en başta Cumhuriyet projesinin kadın erkek eşitliği üzerine kurulduğunu görürüz.
Ülkemizde, kızların eğitimi konusunda kültürel muhafazakarlıktan kaynaklanan bir direnç söz konusu değildir.Yanlız,berdel,başlık parası, töre cinayetleri,dayak ve baskı gelenekleri kadını hedef almaya devam ediyor.
İnsanlarımızın dini bilgisi az olduğu için toplumsal gelenekler ve törenin din gibi algılanması yanlışlığı töre cinayetlerinin din tarafından onaylandığı yanılgısını yaratıyor.Bu tip olumsuzlukların dinin özünden kaynaklanmadığını bilmeliyiz.
Türkiye de, kadın erkek eşitliğinin önünde duran engellerin hiç birisinin kanuni çerçevede olduğunu söylememiz mümkün değildir.
Atatürk’ten aldığımız meşaleyi ileriye götüremedik.Atatürk sayesinde elde edilen hakların , hiçbir ağır bedel ödemeden kazanıldığını unutmamalıyız.Seksen yıl sonra Türkiye de kadının durumu bu olmamalı idi.8 Mart, bu nedenle sadece kadınları hatırlamayı değil, kadın hakları, kadına şiddet, töre cinayetleri, kadın erkek ayrımcılığı gibi sorunların tartışılmasına neden oluyor.
Kadınlar kişisel duygusallığı bırakıp düşünmeliler.Batıl inanç ve törelerden kendilerini arındırıp kurtarmalıdırlar.
Yönetim ve çalışma alanlarında güçlerini göstermeliler.Türk toplumunun gerçek ve çağdaş kültüre ulaşmasında görevlerini yapmalıdırlar.Unutmayalım; güçlü kadınlar mutlu yarınlardır.
Nevşehir Milliyetçi Hareket Partisi
Kadın Kolları İl Başkanı
Fatma TÜMTÜRK
Bulundugu kategori : Basın Açıklamaları
