NevşehirMhp

MHP MRK İLÇE BŞK.ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI - 10 Ocak 2010

10/ 01 / 2010

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GAZETECİLER GÜNÜNÜ KUTLAR

İlimizin yazılı ve görsel basınında büyük bir özveri ile çalışan değerli basın mensuplarının, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü Nevşehir Merkez İlçe Teşkilatı olarak kutluyoruz.

Basın, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasinin vazgeçilmez bir kurumudur, iletişim teknolojisinde yaşanan hızlı gelişimler sayesinde katılımcı demokrasi yepyeni bir boyut kazanmıştır. Medya, bu kapsamda kamusal ve sivil hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

Basın ve Yayın organları siyasi görüş, din, dil, ırk ve inanç farkı gözetmeden tarafsız bir şekilde toplumu bilgilendirmek ve aydınlatmakla yükümlüdürler.

Gazetecilik çok farklı bir meslek olup, sanki gazetecilerin hayatı üç tane kelimenin etrafında dönmektedir. Yeni, Farklı ve Önemli. Sanki bu üç sihirli kelimenin etrafında gazetecilik mesleği icra ediliyor.

Vatandaşların gerek yaşadıkları bölgedeki, gerekse dünyadaki gelişmeler hakkında bilgi edindiği, görüş ortaya koyduğu, sesini duyurduğu basın, toplumsal gerçekleri öğrenmede de en etkili araçtır. Yayınladığı haberlerle bir anda milyonlarca insana ulaşabilen basın, haberin objektif, doğru, seviyeli olması yönünde de önemli bir sorumluluk üstlenmektedir.Ortaya koyduğu etik kuralları çerçevesinde kendi denetimini yine kendisi yapan basın, ilimizde de etkinliğini her geçen gün daha da arttırmaktadır.

Mevcut iktidar döneminde daha zorlaşan gazetecilik, özellikle ulusal basında artık iyice bölünmüşlüğe doğru gitmiş, iktidar baskısı altında kalan gazete ve televizyonlar, objektifliğini yitirmeye başlamıştır.

Kendine ait haber oluşturamayanlar, belirli sürede habere masraf yapmayanlar, amaçları  sadece belli bir siyasi görüşü desteklemek olanlar, gazeteciliğin vermiş olduğu o gücü başka yerlerde kullanmaya çalışmakta, meslek açısından risk de orada başlamaktadır. Yani siz habercilik yapmayıp, gazeteyi sadece belirli dönemlerde gelir getiren bir araç haline getirirseniz, orada gazetecilik bitiyor. Bu sadece yerel medyanın değil ulusal medyanın da mevcut iktidar zamanındaki en büyük sorunudur.

Bu ülkede gazete satmak kolay değil, hele yerel bir gazete işletmek daha da zor. Bulunduğunuz şehirdeki insanların sizin düşünceniz ne olursa olsun, siyasi görüşünüz ne olursa olsun haberden sonra << onun yazdığı doğrudur, adaletlidir, insaflıdır>> demesi herhalde bir gazeteci için en büyük onurdur diye düşünüyor, Merkez İlçe Teşkilatı olarak bir kez daha yerel basınımızda zor şartlar altında görev yapan bütün fedakar gazeteci arkadaşlarımızı yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Milliyetçi Hareket Partisi Merkez İlçe Başkanı

Mustafa CEVİZ

Bulundugu kategori : Basın Açıklamaları

09/12/2009 Kadın Kolları İl Bşk.Şehit ve Gazilerimizle İlgili Basın Açıklaması

                                                                                                                                           09 / 12 / 2009
 
 
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ KADIN KOLLARI İL BAŞKANLIĞI                                                       BASIN AÇIKLAMASI
                      7Aralık 2009 günü Tokat ilimizin Reşadiye kırsalında pusuya düşürülerek şehit edilen vatan evlatlarına rahmet diliyor, ruhlarına Fatihalar gönderiyoruz.
                    Bildik görüntüler ve beylik laflar değil istediğimiz, yürek yangınlarını söndürecek irade bekliyoruz.
                  Kürsülere çıkarak kışkırtıcı, yıldırıcı, suçlayıcı ve aşağılayıcı sözlerle < kan [...]

09/12/2009 MRK İLÇE BŞK ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI - 9 Aralık 2009

Milliyetçi Hareket Partisi Merkez İlçe Başkanı Mustafa Ceviz’in Yayınladığı Basın Açıklamasında Tokat’ın Reşadiye ilçesinde hain terör örgütünün tuzağa düşürerek şehit ettiği 7 Askerimizin ailelerine, yakınlarına baş sağlığı diledi.

Mevcut Hükümetin teröre karşı mücadelelerinde etkisiz kalındığını Açıkladı.

        Tokat’ın Reşadiye ilçesi Sazak köyü yakınlarında devriye görevi yapan jandarma timine pusu kuran terör örgütü biri uzman çavuş 7 Askerimizi Şehit etmişlerdir. 3 Askerimiz yaralanmış 1 askerimizin durumunun ağır olduğu açıklandı.Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet, gazilerimize de acil şifalar diliyorum.

         Bu memleketi kabadayı edası ile ,baskı, şantaj ve tehditle yönetmeye çalışmanın, sürekli agrasif hitap tarzı ve konuşmalarının psikolojik sorunlarından kaynaklandığını düşünüyoruz.

        Bu küresel güçlerin ABD’nin öncülüğünde bazı Ortadoğu ülkelerine operasyonlar düzenleyip oralara demokrasi getireceğiz çığlıkları yükselirken aksine Ortadoğu kan gölüne çevrilmişti.

        BOB Başkanı Başbakan Erdoğan’ın analar ağlamasın , barış gelsin  adına açıkça tam söyleyemediği çekindiği açılım ( bizce adı PKK Açılımı ) sözleri bize tam olarak Irak’ı yani Irak Açılımını hatırlatıyor.Türkiye’deki Demokratik Açılım, Kıbrıs Açılımı, Ermeni Açılımı gibi açılımların içi doldurulmamış açılımlardır.Bu açılımlar Türk Milletini oyalama ve Doğudaki Kürt vatandaşlarımızın oylarını almak için yapılan tuzaklardır.Bu içi dolmamış Açılımlar Türk Milletini bölmenin, ayrıştırmanın birer parçalarıdır.PKK’nın imkan ve kabiliyetlerini araştırması konusunda sürekli içi boş açılımlar yapan Başbakan Erdoğan’ın bu tarzını daha da süratlendirerek PKK terör örgütünü, terör örgütü olarak tanımayan <DTP ile görüşmem> noktasında aynı masada müzakere noktasına gelmiştir.( PKK terörü ile mücadeleden , müzakere noktasına gelmiştir.) Bütün bunların ardından anaları kimlerin ağlattığı bütün cevabı ile ortadadır.Peki PKK’yı bitirecektin de Olağan üstü hali bölgeden niye kaldırdın? Özel harekatı bölgeden kim uzaklaştırdı? Eve dönüş yasasını kim çıkarttı? Teröristlerin Kandile ulaşmasını kim sağladı? Bölücü başının yardımcılarını sokağa kim saldı? Bunların konvoylarla güney doğuda kahramanlar gibi şov yapmalarına göz yumanlar kim? Bu konuda milleti etnik gurplara bölen,araştıran kim?

      Bunların hepsi bir araya geldiğinde küresel güçlerin istekleri ile Türk Milletini bölüp parçalamaları için bölücü terör örgütüne büyük tavizler verilerek bugünkü duruma gelineceğini Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeli bey her basın açıklamasında dile getirmiştir.Bu oyunlar Vatanın, Milletin ayrıştırılmasıdır, parçalanmasıdır.Bu oyuna gelinmemesi lazımdır.Bizim hükümetten istediğimiz açılımlar vardır.Türkiye’nin üzerindeki kriz kara bulutlarını aşmanın yollarını arayıp her gün kepenk kapatan esnafımızı, aç yatan memurumuzu kurtarma açılımı yapılmalıdır. Bütün dünya bilsinki PKK ve onun yandaşları yok olmaya mahkumdur.

        Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet gazilerimize acil şifalar diliyorum.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.

 

                                                                           Milliyetçi Hareket Partisi Merkez İlçe Başkanı

                                                                                                    Mustafa CEVİZ

Bulundugu kategori : Basın Açıklamaları

Nevşehir MHP Kadın Kolları İl Başkanı Basın Açıklaması - 7 Aralık 2009

Nevşehir Milliyetçi Hareket Partisi Kadın Kolları İl Başkanlığının Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkının 75. yılı dolayısıyla yayınladığı kutlama bildirisi.

Kadınlarımız,yıl boyunca bütün bayramları, anneler gününü, kadınlar gününü kutlarken kendilerine “uygar kadın” olma hakkını veren cumhuriyetin en önemli günlerini de unutmamalıdırlar.

Bugün 5 aralık, kadınlarımıza millet vekili seçme ve seçilme hakkının tanınmasının 75. yıl dönümü hepimize kutlı olsun.

Türk kadınlarının 1934’te kavuştuğu seçme ve seçilme hakkına dünya kadınları genel olarak 2.dünya savaşından sonra sahip olabildiler.

Gelenekler ve görenekler fırsat vermez, kadının aklı ermez denildiği günlerde Türk kadını, Atatürk’ün önderliğinde pek çok Avrupa Ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkını kazandı.

Atatürk, “ bizim sosyal hayatımızın toplumumuzun başarısızlığının sebebi kadınlarımıza karşı gösterdiğiniz ilgisizlikten gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir.” der.

Atatürk, bu çağdaş düşüncenin ürünü olan sözleriyle kadının toplumsal yerinide belirlemiş olur. Bu süreç Türkiye de gerçekleşirken henüz dünyada BM insan hakları evrensel bildirisi ve insan hakları sözleşmesinin imzalanması gerçekleşmemiştir.

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı Avrupa ülkelerinden Fransa’da 1944, İtalya’da 1945, Yunanistan’da 1952, Belçika’da 1960, İsviçre’de ise 1971 de verildi.

1934 yılı ve öncesinde dünyada kadınların millet vekili seçme ve seçilme hakkına kavuştuğu ülke sayısı 28, fiilen millet vekili seçildiği sayısı sadece 17 idi.

Türkiye 75 yıl önce Parlemento da kadın temsil oranı dünya 2.siydi.( 18 kadın millet vekili) bugün ise dünyada ve AB ortalamalarında son sırada yer alıyor. 2007 seçimlerinde parlementrodaki temsil oranı %9,1 ile, 75 yılının en yüksek ortalamasına çıkan Türk kadınları yinede dünyadaki hemcinslerinin çok gerisinde kalıyor. Şöyle ki;

Kadınların parlementodaki temsil oranı İsveç’te %47, Norveç’te ve Danimarka’da %38, İspanya’da %36, Belçika’da %35, Almanya’da %32, Bulgaristan’da %22, Litfanya’da %25, Amerika’da ise %16 dır.

Türk kadınlarının millet vekili seçimlerine katıldığı 1935’ten beri TBMM’ye 8bin 974 erkek millet vekillerine karşılık sadce 236 kadın millet vekili girebilmiştir.

Son yerel seçimlerde (2009) Türk kadınları belediye meclislerinde % 2.42, il genel meclislerinde %1.82, belediye başkanlıklarında ise % 0.56 oranında temsil ediyorlar. Buna karşılık Avrupa ülkelerinde belediye başkanlarından %10,5, yerel meclislerde temsil oranı %23.9 olarak gerçekleştirilmiştir.

Ülkemizde kadınları seçme seçilme hakkının üzerinden 75 yıl geçmesine rağmen, hiçbir hukuki engelin bulunmaması da göz önüne alınırsa, kadınların siyasi karar organlarında temsil oranının arzu edilen düzelde olmadığını görüyoruz.

Bugün nüfusumuzun ve seçmen nüfusunun yarısını oluşturan kadınların siyasette yok denecek kadar az olmasını ve TBMM’de yarı yarıya temsil edilememe nedenlerini hepimiz sorgulamalıyız.

Türk kadını bu haklardan geri dönmeyecektir. Ancak siyasetteki eksikliği de ürkütücüdür. Bu tartışmaların odak noktasına daha çok millet vekili seçilen kadınların sayıca azlığı oluşturmaktadır. Oysa kadın millet vekili sayısının ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile doğru orantılı bir seyir izlediğinin farkında olmalıyız. Yıllar içinde siyasetin rekabete açık hale gelmesi de kadının temsil edilme oranı TBMM’de azalmıştır.

Kadının hayatının her alanında yer almasını istiyorsak; karar alma mekanizmalarında cinsiyetler arası dengenin sağlanması, iş ve ev hayatının beraber yürütülmesinin kolaylaştırılması, kadınların şiddet ve cinsel tacize karşı etkin korunması, kadınların bilim dünyasına katılımlarının desteklenmesi, iş gücüne katılımlarının arttırılması öncelikli olmalıdır.

Kadınların siyasette mücadeleyi göze alması zorunluluktur. Ancak eşit temsil hedefine toplumun tüm kesimlerinin verdiği mücadele ile ulaşabiliriz.

Yoksulluğu bir kader olarak dayatmaya çalışan siyaset, oyların bir çuval kömür, bir kilo bulgur ile satın alınmaya çalışıldığı bir şartlandırmada olmamalıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi Kadın Kolları olarak yukarıda açıkladığımız fikirler doğrultusunda Nevşehir’de yaşayan kadınlarımızı partimizde yer almaya davet ediyoruz.

FATMA TÜMTÜRK

Nevşehir MHP Kadın Kolları İl Başkanı

Bulundugu kategori : Basın Açıklamaları

25/Kasım 2009 Mrk.İlçe Başkanlığı Kurban Bayramı Basın Açıklaması - 25 Kasım 2009

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ

Merkez İlçe Başkanlığı Basın Açıklaması

        Müslümanların kardeşliğini arttırması, insanlığa ve mukaddesata olan sorumluluklarını hatırlaması gereken mana yüklü bu günlerin, yaşadığımız acıların son bulması için bir uyanış ve başlangıca vesile olması en samimi dileğimizdir.

        Bugün ülkemizin içine sürüklediği ekonomik sorunların yanı sıra; barış, huzur, kardeşlik ve dayanışma duygularının ağır tahribata maruz bırakıldığı dramatik bir dönemi maalesef hep birlikte yaşıyoruz.

         Ne hazindir ki, insanımızın birbirine karşı sevgisinin azaldığı, en temel ahlak kurallarının bile alenen çiğnendiği ve adaletsizliğin bir fırsat olarak görüldüğü ciddi bir toplumsal çözülme süreci ile karşı karşıyayız.

         Üretmeden tüketmenin bir erdem olarak sunulduğu, haksızlığın ve yolsuzluğun mazur görülebilecek küçük bir kusur, yoksulluğun ise makul kabul edildiği bu dönemin acıları ve sarsıntıları artık toplumumuzun bütün kesimlerinde derinden hissedilmektedir. Bu itibarla milletimizin ağır ekonomik ve toplumsal sorunlarla bunaldığı, geleceğe olan ümidinin, huzur ve refaha olan iyimserliğinin her geçen gün yerini kaygı ve karamsarlığa bıraktığı artık gün gibi ortadır.

          Bu sorunların yanında; insafsız ve hayasızca tartışılan milli kardeşlik duygularımız, birlikte yaşama idealimiz, ortak bir geleceğin paylaşma ülkümüz ciddi ve bekamızı etkileyecek boyutlarda risk ve tehditlerle yüz yüze kalmış  bulunmaktadır.

          Başta milletimizin birlik ve beraberliği, devletimizin bölünmez bütünlüğü uğruna canlarını feda eden terörle mücadele ve dava şehitlerimize; dünyanın her yerinde zulme maruz kalarak hayatını kaybeden Müslüman kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

          Merkez İlçe Teşkilatı olarak, mukaddes bayram vesilesiyle, bütün hemşehrilerimizin ve değerli basın mensubu arkadaşlarımızın Kurban Bayramını içtenlikle kutluyoruz.

           Bayramlaşma bayramın ikinci günü olan 28 Kasım Cumartesi günü saat 12.00’de Parti binasında yapılacaktır.Tüm hemşehrilerimiz davetlidir.

 

Milliyetçi Hareket Partisi Merkez İlçe Başkanı

Mustafa CEVİZ  

Bulundugu kategori : Basın Açıklamaları

23/11/2009 24 Kasım Öğretmenler Günü Basın Açıklaması - 23 Kasım 2009

                                                                                                                                       24/11/2009

 

                                              MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ                                                                                                      

                                          Merkez İlçe Başkanlığı Basın Açıklaması

         24 Kasım Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür. Başöğretmen Atatürk , öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda gösterdikleri etkinliği hep övmüştür.Atatürk yeni Türkiye’nin yaratılmasında öğretmenlere büyük görevler düştüğü inancındaydı.Çağdaş bir ulus olmamız için eğitimin yaygınlaşması gereğine inanıyordu.Bu nedenle Atatürk “ Ulusları kurtaracak olan yalnız ve ancak öğretmendir.“sözleriyle öğretmene verdiği önemi ve duyduğu saygıyı en güzel biçimde belirtmiştir.

         Atatürk’ün 100.Doğum yıldönümü 1981 yılında, 24 Kasımın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı. Atatürk; “ Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.“demekle öğretmene yüklediği sorumluluğu ve değeri anlatmıştır.

         Bizlere emeğini yılmadan, fedakarca sunan o yüce insanların, geleceğimizi çizen adsız kahramanların karşısında sonsuz hürmet ve şükranlarımızı sunuyoruz. Gözümüzden bile sakındığımız çocuklarımızı ancak onların ellerine sonsuz bir güvenle teslim ediyoruz. Çocuklar bizim yarınlarımızdır, bu günümüzü ve yarınımızı değerli öğretmenlerimize emanet ediyoruz.

         Onlar sanatlarını en çetin koşullarda, en güzel biçimde sergilemektedirler. Yurdumuzun en ücra köşelerinde bile sevgiyle, bazen bir anne, bazen bir baba şefkatiyle çocuklarımızın eğitimine ve öğretimine en büyük katkıyı değerli öğretmenlerimiz sağlamaktadırlar. Bunun bilincinde olan bizler değerli öğretmenlerimizin daha sağlıklı koşullarda eğitim ve öğretim sunmalarını ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi konusunda mevcut iktidarı göreve çağırıyoruz.

         Bütün öğretmenlerimizin, Öğretmenler Günü’nü Merkez İlçe Teşkilatı olarak en içten dileklerimle kutluyoruz.

 

Milliyetçi Hareket Partisi Merkez İlçe Başkanı

Mustafa CEVİZ                                 

 

 

Bulundugu kategori : Basın Açıklamaları

17/Kasım /2009 9.Olağan Kongresi İle İlgili Basın Açıklaması - 17 Kasım 2009

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ

Merkez İlçe Başkanlığı Basın Açıklaması

             Milliyetçi Hareket Partisi 9. Olağan Kongresi büyük bir katılım ve benzeri görülmemiş bir coşku ile gerçekleştirildi.Kongrede tüm Türkiye sevdalıları ile büyük bir heyecanla milli duruşun sergilendiğini gördük.

            Bu kongrede Türkiye sevdalıları hasretle birbirimizle kucaklaştık.Milletimizin geleceğine yönelik yeni bir sayfayı hep birlikte açmış; tarihimizi,kültürümüzü, insanımızı ve davamızı tüm dünyaya haykırışımızı  Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ dile getirmişlerdir.

            Yine bu kongrede Türk Milleti’nin iradesi ile ;millet vicdanında dalga dalga büyüyen milli heyecanının önünde hiçbir engelin duramayacağını , buna izin verilmeyeceğini hep beraber gösterdik.

            Kongremizde devamlı olarak “ Sonsuza kadar VAROL TÜRKİYE “ duruşunun anlamına uygun olarak köken , yöre ve mezhep ayırmaksızın Aziz Türk Milleti ile kucaklaşma tek hedefimiz olmuştur.

            Gündemdeki ( ne olduğunu bir türlü anlaşılamayan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki özel oturumda bile açıklanamayan ) açılımın Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısına zarar vereceği ve bazı insanların sırf siyaset yapmak , bir şeyler söylemek ve genel başkanlarına şirin görünmek adına toplum beklentilerine cevap vermeyen sözlerinin , akıl ve izandan uzak olduğu bir gerçektir.

           İz’an sahibi vatanseverlerin “ Yıkım projesi “ dediği bu projenin adını (Milli Birlik Projesi ) adıyla anarak kendilerinin vicdanlarını rahatlatmaya çalışmaları gerçeği örtmeyecektir.”Yıkım Projesi”ni  allayıp pullayıp çeşitli isimler adı altında milletimize anlatamayacakları ortaya çıkmıştır.Bu proje fos çıkmıştır.Aynı Ermeni Açılım-Kıbrıs Açılımında olduğu gibi.

           Asil Türk Milleti’nin böyle oyunlara gelmeyeceği ,Türkiyenin milli birlik ve beraberliği-üniter yapısı konusunda çok hassas olduğu ,kongremizdeki duruşu ve iradesi ile ortaya çıkmıştır.Bin yıldır bu topraklarda var olan Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti bundan sonrada sonsuza kadar var olmaya devama edecektir, çünkü onun temsilcisi olan ve gün gelmiş vatan için göz yaşı dökmüşlerin , gün gelmiş Vatan Sağolsun diyerek göz yaşını içine akıtmışların sadece varlıklı olmak için değil ,Devleti ve Milleti var olma davasının Kırk yıldır adı olan Ülkücü Hareket ve siyasi kadroları dimdik ayaktadır, onun içindir ki Türk Milleti’nin refahı için bu kadrolar hiç yılmadan ,yorulmadan yolumuza devam edeceğiz.

            Bu konuda tüm Nevşehirli Ülkücü-Milliyetçi, Milliyetçi Hareket Partili tüm dava arkadaşlarımızı ve vatan sever halkımızı Milliyetçi Hareket Partisi çatısı altında toplamaya ,tek yumruk,tek yürek olmaya davet ediyoruz. Rahmetli Başbuğumuz’un da sık sık dile getirdiği gibi “ Bir olalım , iri olalım , diri olalım.”, “Ayrılıkta azap , birlikte rahmet vardır.”diyerek  Milliyetçi Hareket Partisi’nde birleşelim. Ne Mutlu Türküm Diyene..

Milliyetçi Hareket Partisi Merkez İlçe Başkanı

Mustafa CEVİZ

Bulundugu kategori : Basın Açıklamaları

09/11/2009 MHP Merkez İlçe Başkanlığı 10 KASIM 2009 Basın Açıklaması - 9 Kasım 2009

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ

Merkez İlçe Başkanlığı Basın Açıklaması

        Cumhuriyetin kurucusu, eşsiz devlet adamı Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 71. yılında, sevgi, saygı ve gönül borcu duyarak anıyoruz.Atatürk, Türk Ulusu’nun bağımsızlık ve özgürlük tutkusunu harekete geçirerek, ülkemizi parçalamak isteyenlere karşı büyük bir zafer kazanmış; askeri zaferini, kurduğu Cumhuriyet ve yaşama geçirdiği devrimlerle taçlandırmıştır.

       Başlattığı savaşı, tüm ezilmiş ulusların davası olarak gören yüce Atatürk, en güç koşullar altında bile insanımıza güvenilmesi, umudun hiçbir zaman yitirilmemesi gerektiğini bizlere öğretmiş, ulusumuzun neleri başarabileceğini herkese öğretmiştir.

       Atatürk’ün en büyük başarısı, yok olma sürecine girmiş imparatorluktan, ulusal egemenliği temel alan çağdaş bir devlet ve çağdaş bir toplum oluşturmasıdır.

       Ulusumuz, yüce Ata’nın açtığı yolda ilerleyerek, gösterdiği hedeflere ulaşmak için çaba gösterecek, demokratik ve laik Cumhuriyetimizi yeni eserlerle yüceltecek, tüm kurum ve kurallarıyla sonsuza değin yaşatacaktır. Atatürk ilke ve inkilapları, bu çabalarımızda yolumuzu aydınlatmayı sürdürecektir.

          Milliyetçi Hareket Partisi Merkez İlçe Teşkilatı olarak, yüce önder Atatürk’ü bir kez daha saygı, minnet ve şükranla anıyoruz. 

Milliyetçi Hareket Partisi Merkez İlçe Başkanı

                      Mustafa CEVİZ

Bulundugu kategori : Basın Açıklamaları

09/11/2009 MHP Kadın Kolları Başkanı 10 Kasım Basın Açıklaması - 9 Kasım 2009

 

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ KADIN KOLLARI İL BAŞKANLIĞI                                                                                       10 KASIM 2009 BASIN AÇIKLAMASI

 

      Büyük Atamız’ın aramızdan ayrılışının 71.yılında,onu rahmet ve minnetle anıyor,                                                                                   saygılarımı sunuyorum.

        Atatürk,20 ekim 1927’de ülkü edindiği Milli davası, Türk devleti ve cumhuriyeti’nin kuruluşunu nasıl gerçekleştirdiğini büyük nutkunda anlatmıştır.sonunda bizlere:< Ey Türk Gençliği! Birinci  vazifen;Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyetini ilelebet,muhafaza ve müdafa etmektir.> diyerek Cumhuriyetimizi sonsuza kadar var etmek görevini vermiştir.

          Kuruluştan 86 yıl sonra Cumhuriyetimiz ne durumdadır?Bakalım;

           Birinci vazifenin gereği dışında Türk İstiklal ve Cumhuriyetini yok etmek isteyen kurumlarla Devleti yönetenlerin içiçe olduğu görülmektedir.

            Atamızın elleri ile çöpe attığı SEVR’İ hortlatmak ve ülkeyi parçalamak isteyen Avrupa Birliği ve Amerika ile stratejik müttefik haline gelinmiştir.

             O Avrupalı ki, bizim ülkemizi işgal etmiş,istiklal savaşı ile bu ülkeden atılmış ve denize dökülmüştür.

            Atamız,Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte korumak ve kollamak için bize pek çok miras bırakmıştır.Bunlardan en önemlisi <akılcılık ve bilim >dir.Öyleyse onun izinden gitmek demek 1919’da yaptığı tesbiti tekrarlamak değil,2009’da,2053 yılını,2153 yılını görmek demektir.

            Onu övme sözleri ile On Kasımlar da anmak yerine,uygar Milletlerle eşit buluşlar çabamız,öne çıkmalıydı.< nereye gideceğimizi bilmiyorsak hiçbir yol bizi oraya götüremiyor>.

            Demokratik ve laik Cumhuriyetin başına,inkılapları yok etmek isteyen< Cumhriyeti restore ediyoruz> diyen gurubu;birkaç günlük pirinç,on somun ekmek,üç,beş dolar karşılığında getirdik.

           Oysa İstiklal savaşı olmayan çarıklarla,olmayan pirinçlerle,olmayan dolarlarla kazanılmıştı.Bir zamanlar İngiliz donanmasının demir attığı ve sonra da yenilgiyi kabul edip Türk bayrağını selamlayarak gittiği İstanbulu,şimdi Galataport,Haliç port projeleri ile kimlere verdik?Petro kimya fabrikalarımız gitti.Bankalarımız ve ekonomimiz hangi ellerde?Gerekli tedbirler alınamadığı için halkımız fakir ve borç içinde.

           İktidar sahipleri :< Biz her şeyi pazarlamaya mükellefiz> diyerek ülkeyi pazarlıyor.Şehit analarına hakaret edip Atamızla omuz omuza savaşmış halkımıza < ananı al git > diyebiliyor.Egemenlik milletin elinden çıkıyor. < Ben kalpleri kırarak değil,kazanarak hükmederim > diyen Ata mirasının farkında değiller.                                                                                      Türk gençliği nerede diye soralım?

          Hitabeyi anlayacak ve millete anlatacak kimse kalmadımı?

          Milletin Meclisinde teröristler,Ülkesinde uğrular geziyorsa,açılımlarla Devletin tekliği,Milletin birliği,Vatanın bölünmez bütünlüğü tartışılıyorsa,On Kasımlarda bizler hangi sorumluluklarla Ata’yı anma günleri düzenliyoruz? Şekil olsun diye mi?

         O halde < Mustafa Kemal gibi düşünebilmek > kararlılığında olmalıyız.Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

         

Kadın Kolları Başkanı

Fatma TÜMTÜRK

Bulundugu kategori : Basın Açıklamaları